İmar durumu: Katli ve vacip

Sevgi Şiirleri Yorum Yok »

İmar durumu: Katli ve vacip

Genel kabule yönelik “yaz demek tatil demek” gibidir. Çoğu defa bu garip mevsimsel zorlamayı farkında dahi olmaksızın üsteleyip dururuz. Halbuki her mevsimin üstelik bize ilgisiz çağrışımlar yaptıran “kışın”dahi kendine özgü bir cazibesi yok mudur? Bilhassa kış mevsiminde tatile çıkılabilecek bir dizi baştançıkarıcı menzil sayabiliriz. Ezcümle “yaz vakti” dayanılmaz tatil aralığı olmasa sebep. Sözgelişi benim favorim, sonbahardır. Eskilerin şahane bir tespiti var idi “Ağustosun yarısı esasen sonbahardır”diye. Hele bizim benzeri şanslı coğrafyalarda sonbahar uzadıkça uzar… Tüm bunları üst üstüne yerleştirip az birden çok tatil yaptık. Son Devamini Oku »

HEM PEKMEZ HEM BIR MAHLEPLİ

Sevgi Şiirleri Yorum Yok »

HEM PEKMEZ HEM BIR MAHLEPLİ

“Kazanın içerisinde pekmez var; şeker-su kaynar fokur fokur. Kalfa hamuru yoğurur. Susamlı Simit hamuru ekmek hamurundan set olur; ekmek unundan, ama güçlü undan yapılır. O zamanlar Papaz marka bir yıl maya vardı; simide, paskalya çöreğine onu kullanırdık. Kalfa hamuru yoğurur, bekletir, mayasına yönelik 10-15 dk. Hamur gevşeyince tamamdır. Hemen Ardından kalfa yardımcısı hamurdan parçalar koparır, birer simitlik; halka yapar biriktirir. Ilçenin içerisine 8’er 9’ar, 10’ar atar. Susamlı Simit de belli bir süre fokur eder, kaynar suda. Hamur yumuşayıncaya civarı kazanda 3-5 dk kalır, hemen ardından sopayla çıkartılır. Sopaya takılı hamur simitler ıslak ıslak fırının önündeki tezgâhta duran kanaviçe çuvallar üst kısmına atılır. Kanaviçe hamurun suyunu çeker. Hemen Devamini Oku »

Anadolu’nun kırmızı gelini

Sevgi Şiirleri Yorum Yok »

Anadolu’nun kırmızı gelini

Otlardan birini seçip bilginize sunuyorum: Gelincik… Sizler de bahar gelip yola döküldüğünüzde, karşınıza çıkan gelinciklerin rüzgârdaki yumuşak salınımlarını izlerken hülyalara dalmaz mısınız? Çocukken gelinciklerin yapraklarından gelinler yapmaz mıydınız? Buz benzeri gelincik şuruplarını yudumlayabildiniz mi çocukluğunuzda?
Anadolu’nun kırı bayırı, taşı toprağı o kadar güzelleşir, o kadar coşar ki baharda, siz de dayanamaz tabiattaki coşkuya katılır, bırakırsınız kendinizi toprağın altına, moruna, yeşiline, sarısına. Dağ taş papatya tarlası olabilir bir aşama. Ardından papatyaların sona ermesine yakın gelincikler çıkar, hasret giderirler bir senedir Devamini Oku »

ULUSLARARASI MARKAMIZ

Sevgili Şiirleri Yorum Yok »

ULUSLARARASI MARKAMIZ

“Bu yeme içme dünyasının renkleri, köşe bucak zenginliği”insanı sığ bir milliyetçilikten de sıyırıp ediniyor. “En milli tarifimiz” hangisidir? Her defasında benzer tercihi yapıyorum: “Türk kahvesi”. Üstelik biliyorsunuz, “Türk kahvesi” dediğimiz, esasında bir “pişirme tarifi”. Yoksa bizim coğrafyada kahve çekirdeği yok.
Yani “Biz buyuz işte”diye vitrine konulabilecek “mal”, esasında tümüyle bize ilişkin değil. Ama “küresel kültür” dediğimiz de bu! Elinize aldığınız yöresel bir ürüne, kendinizden yaratıcı bir birşeyler katıp beynelmilel platforma çıkıyorsunuz. Onay arıyorsunuz. Bulursanız varsınız… Yoksa? Yoksunuz!Türk kahvesi, 5 yüzyıla yakın bir süredir beynelmilel onay görüyor. Açıkçası Türk kahvesi, önce beynelmilel markamız: Biz yaratmışız, hem bir vakte direnmiş hem bir de çağrıştırdığı birşeyler pozitif. Huzur, lezzet, sofistikasyon, doğunun gizemi… Devamini Oku »

30 senedir gündemdeki aşçı

Sevgi Şiirleri Yorum Yok »

30 senedir gündemdeki aşçı

Amerikan mutfağını dönüştüren erkek, Los Angeles’taki Hollywood ünlülerinin uğrak yeri Spago’nun sahibi, Oscar törenlerinin 21 senelik şefi Wolfgang Puck geçtiğimiz hafta İstanbul’daydı.90’lı senelere çeyrek kala olmalı. Yakın dostum Leyla ile konuşuyoruz. Bana son Los Angeles seferini anlatıyor. Leyla Akçağlılar bir mutfak tutkunu… Okumuş, okumuş ve mutfakta hüküm kılmış. Bu hüküm bir çeşit sevdaya dönüşmüş. Bu Sabah benzeri gözümün önünde o zarif kızın coşkusu.
“Wolfgang Puck” adını ilk defa “rahmetli Leyla’dan” duyduğumu bir sürü sıkı anımsıyorum. Ne Sebeple mi? Telaffuz faslı… O ingilizce okuyor. Ben ise Almanca. “Leyla’cığım, erkek Avusturyalı yahu. Üstelik güneyinden!” Anında itiraz ediyor: “Orada doğmuş evet, şayet çoğalış şehirli ve California’lı…” Devamini Oku »

Karınca koltuk misiniz

Sevgili Şiirleri Yorum Yok »

Karınca koltuk misiniz

Gün geçmiyor ki yepyeni bir karne burnuma dayanmasın? Diyeceksiniz ki “Ne karnesi kardeşim, bu yaşta ek olarak okul mu kaldı?” Hatta yazın ortası. Karne vakti geçeli mevsim oluyor… Durun hele. Karne o bildiğiniz değil. Restoranların karnesi. Kim geçer, kim çakar…Gazete, tv, web ve öbür her çeşitli mecra sıfırcı hoca doluyor. Her geçtiğimiz gün “Bunu ne diye atlamışım”diye hayıflandığım birşeyler öğreniyorum. Okuyorum, ağzım açık kalıyor. Allah’ım bu civarı otoriteyi bize bahşetmişsin. Bir Sürü şükür, halkımıza hiç olmadık bu meydanda hata yapılamaz!
Kendi adıma aşçıları yıldızlamanın olası meydana gelmediği bir ülkede yaşadığımızı tahmin ediyorum. Ne diye? Bir Sürü temel, başlıca gerekçeler şunlar: Lokantalarımızın çoğu bir iki yaşında. Yola ne türlü aynı ritimde devam edeceklerinden güvenilir değiliz. Üç yil ek olarak sonra bambaşka bir kılığa bürünebiliyorlar. Lokantalarımızda Devamini Oku »